Öne Çıkanlar üreticisine seçti! Halk Avukat Serdar YİĞİT Köşe Yazılarıyla Artık Sigorta Haber'de... Çinli

Bireylerin sigorta yaptırmasında temel motivasyon: “güvence”

Sigortahaber.com.trHDI Sigorta ve İstanbul Üniversitesi İstatistik Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSTARMER) iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, İstanbul Üniversitesi’nin tarihi rektörlük binasında gerçekleşen toplantıda kamuoyu ile paylaşıldı. Toplantıda araştırma sonuçlarından elde edilen, toplumun sigorta farkındalığını etkileyen faktörler detaylandırılarak, içinde bulunulan teknoloji çağında sigortacılığın geleceği için ipucu niteliğinde bilgiler aktarıldı.

HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, toplantıda yaptığı açıklamada “Türkiye örneklemini başarıyla temsil ettiğine inandığımız bu araştırmadan çıkan sonuçlar bize, toplumumuzun taleplerini, sigortacılığa ne derece güven duyduklarını ve yaşam biçimlerinin sigorta algıları üzerindeki etkilerini oldukça geniş bir çerçeveden görme fırsatı sağladı. Dahası, sürdürülebilir karlılığa odaklı bir stratejiyle hareket ettiğimiz bu yolda HDI Sigorta olarak doğru bakış açısıyla ilerlediğimizi de açıkça belirtmek isterim” dedi.

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Zülfikar’ın sunduğu araştırmanın tüm detayları bir dijital kitap haline getirilerek akademik çevreler, sektör paydaşları, öğrenciler ve araştırmacılar ile ücretsiz olarak paylaşılacak.

 

Sigorta denilince ilk akla gelen kavram: “Güven”

25-54 yaş arasında farklı sosyo-ekonomik gruplara mensup toplam 362 katılımcıyla, karma veri toplama yöntemleriyle ve İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye’yi temsil eden bir dağılımla 13 şehirde gerçekleştirilen araştırmaya göre sigorta yaptırmadaki temel motivasyonun “güvence, teminat, garanti” olduğu görülüyor.

Sigorta sahipliği yaş ve eğitim oranı yükseldikçe artıyor

Türkiye’de sigorta sahipliği üzerine veriler incelendiğinde; görüşülen kişilerin üçte ikisinin özel sigorta yaptırdığı görüldü. Bir diğer önemli nokta olarak, yaş ve eğitim oranının yükselmesine bağlı olarak sigorta sahipliğinin arttığı belirlendi. Bu sonuçlara göre 35-44 yaş arası sigorta sahipliği %74 iken bu rakam, 25-34 yaş arasında %58’e geriliyor. AB olarak belirtilen üst düzey gelir grubunda sigorta sahipliği %77, C2 olarak belirtilen orta-alt düzey gelir grubunda ise %56 olarak ortaya çıkıyor.

Türkiye’de en fazla trafik sigortası yaptırılıyor

Başta SES olmak üzere; farklı etmenlere bağlı olarak alınan sigorta türleri değişebiliyor. AB SES mensupları arasında BES, trafik, kasko, sağlık ve DASK sigortası; orta gelir grubunda BES, trafik ve hayat sigortası en fazla yaptırılan sigorta türleri olarak dikkat çekiyor. Sayısal verilere göre Türkiye’de %25 oranı ile en fazla trafik sigortasının yaptırıldığı görülüyor. Bu rakamı %23’lük pay ile BES ile %13 oranındaki kasko sigortaları takip ediyor.


Acenteler, en önemli dağıtım kanalı olarak önceliğini koruyor.

Dijitalleşme neredeyse tüm iş yapış biçimlerini köklü bir dönüşüme uğratırken, sigorta satın alımında acentelerin hala en önemli kanal oluşu araştırmanın bir diğer önemli sonucunu oluşturuyor. Trafikte %88, Kaskoda %74 oranında acente kanalı tercih edilirken, özellikle sağlık sigortası alımında acentelerin yanı sıra çevrimiçi (online) kanallar ön plana çıkmaya başlıyor.

HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu yaptığı açıklamada: “Ülkemizde sigorta penetrasyonunu arttırmaya yönelik bu sene içerisinde yeni sigorta ürünlerimizi hayata geçirdik. Yeni ürünlerimizden Trafikasko ve Avantajlı Kasko hem dağıtım kanallarımız hem de müşterilerimiz tarafından oldukça olumlu karşılandı.  Araştırma sonuçlarının müşterilerin ihtiyaçları, beklentileri ve sigortaya bakışları hakkında çok detaylı ipuçları sağladığını; 3.000’i aşkın acentemizden aldığımız geri bildirimler ile birlikte bu verileri de birlikte değerlendirerek, önümüzdeki dönemde yeni ürün ve hizmetler sunarak sektöre katkı sağlamaya devam edeceğiz.’’ dedi.


Araştırmanın diğer çıktıları:

• Sigorta kelimesi zihinlerde öncelikle “SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı” ve “güvence, teminat, garanti” kavramlarını çağrıştırıyor.

• Kasko ve DASK sahipliği, diğer sigorta türlerine göre daha uzun zamana dayanıyor.

• Hâlihazırda sigortası olanların %69’u önümüzdeki 1-2 yıl içinde yeni bir sigorta yaptırmayı ya da mevcut var olan sigortalarını devam ettirmeyi düşünmezken; herhangi bir sigortası olmayanlar arasında sigorta yaptırma eğilimi %20 olarak ortaya çıkıyor. Bu durumun en önemli gerekçesi ihtiyaç duyulmaması olarak ifade edilse de, ekonomik sebepler sigorta satın almama davranışını önemli ölçüde tetikliyor.

• Mevcut sigortası olmayan katılımcıların yaptırmayı düşündükleri ilk üç sigorta türü Sağlık, BES ve Hayat sigortasından oluşuyor.

• Bugün ve yakın gelecek için yaşam kalitesinde tehdit oluşturabilecek konular sorulduğunda, katılımcıların yarısından fazlası «öncelikle kendileri sonra aile fertleri için sağlık, bakım harcaması ihtimalinden» yani yaşamsal unsurlardan endişe duyuyor.

• Uzak gelecekle ilgili endişe duyulan konuların başında «eş ya da aile fertlerinden birinin kaybı» ve ardından «sosyal statü» kaygıları geliyor.

• Hâlihazırda sigortası olmayanlar teknolojiye daha çok güveniyor ve teknolojik alt yapı, kameralar ve çeşitli araçlar sayesinde risklerin önceden öngörülebileceği, daha iyi hizmet alınabileceği düşünülüyor.

• Dünyadaki siyasi, ekonomik ve küresel gelişmeler sonrasında sigorta ihtiyaçlarındaki değişiklik algısına bakıldığında, sigorta sahibi olmayanlar teknolojiyle bağlantılı daha inovatif ürünler beklerken; sigorta sahibi olanlar ekonomik ve terörle bağlantılı yeni ürünler çıkabileceğini düşünüyor.

• Teknolojik gelişmeler doğrultusunda sigorta sektöründen beklentiler sorulduğunda, hâlihazırda sigortası olmayanlar «kamera, cihaz gibi teknolojik ekipmanlar ile hasarların önceden öngörülebilmesi», sigorta yaptırmayı düşünenler ise  «kendilerine özel sigorta» ve «daha güvenli ortam yaratılması gibi» proaktif çözümler beklediklerini belirtiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.